Ana sayfa » Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve
Kahve içmek

Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve

Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve

Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve; Kahvenin anavatanı, Afrika kıtasında Etiyopya’nın güneyinde adı Kaffa olan bir yerdir. Ortaçağın geç dönemlerinde, kahve ağacı Arabistan’a getirilmiş ve kahve tarımı ilk kez burada geliştirilmiştir. Arabistan bölgesinde bir içecek olarak yaygınlık kazandıktan sonra, Mekke’ye hacı olmak için gelen Müslümanlar aracılığıyla kahve, Mısır, Hindistan, Endonezya ve Anadolu gibi bölgelere yayılmıştır.

Avrupa’nın kahve ile ilk tanışması Osmanlılar aracılığıyla olmuştur. İlk kez IV. Mehmet’in bir elçisi tarafından 1664’de Paris’e götürülmüş ve XIV. Louis’nin sarayında içilmiştir. O dönemin Avrupalı tıp uzmanları kahveyi zararlı bir içecek olarak değerlendirip yasaklamışlardır.

Böylece kahvenin tarihi ikinci bir yasakla karşılaşmıştır; O tarihlerde henüz yaygınlık kazanmamış olan kahve, Fransız sarayı ve soylularının ayrıcalıklı bir içeceği konumundadır.

Bu ayrıcalıklı durum 1683 yılına dek sürmüştür. Venedikliler aynı dönemde deniz yoluyla kahveyi İstanbul’dan İtalya’ya, daha sonra da Marsilya ve İngiltere’ye kadar ulaştırmışlardır.

Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve
Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve

Böylece kahve bütün Avrupa’ya yayılmıştır. 1789 Fransız Devrimi sonrasında Haiti yerlilerinin elinden kurtulmak için kaçan bölgedeki kahve üreticileri, beraberlerinde kahve fidanlarıyla Brezilya’ya geçerler ve burada kahve ekimini yaygınlaştırırlar.

Daha sonra kahve ekimi Meksika, Guatemala, Kolombiya, Venezuela gibi Orta ve Güney Amerika ülkelerine yayılarak, ileride bu ülkelerin başlıca ürünü olma özelliğine kavuşur.

Narin bir bitki olan kahve, gittiği yerlerde belirli bir iklim koşulu ararken, aynı zamanda kendisi de doğasından belli bir ödün vermekte; her dikildiği bölgede farklı koku ve cinste ürün vermektedir .

Kahve tüketimi,Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve

Türkiye kahve tüketimi Avrupa’ya göre oldukça gerilerde kalmaktadır. Türk kahvesi, hazır kahve ve filtreli kahve olmak üzere üç ayrı şekilde tüketicilere sunulan kahve ülkemizde yeterince tüketilmemektedir.

Avrupa’da kişi başına yıllık kahve tüketimi 5-6 kilo olup tüketim İskandinav Ülkelerinde 11-12 kiloya kadar yükselmektedir.

Türkiye kahve tüketimi ise tüketim kişi başına yılda 250 gramdır. İtalya’da insanların, özellikle çalışanların günde 41 dakikalarını kahve içerek geçirdiği saptanmıştır. Türkiye’de kişi başına hazır kahve tüketimi yıllık 10-12 fincan olurken, Avrupa’da 175-200 fincan, filtreli kahve ise Türkiye’de 1 fincan dolaylarında iken Avrupa’da 560-600 fincan düzeyinde bulunmaktadır.

Türkiye kahve tüketimi toplam tüketimin %75’i Türk kahvesinden, %25’i hazır, çekirdek, filtre gibi kahvelerden oluşmaktadır.

Ülkemizin sahip olduğu iklim koşullarında yetiştiriciliğin yapılamamasından dolayı kahve tüketimimiz ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Kahve ülkemizde lüks bir ürün olduğundan, gelir değişimlerine bağlı olarak tüketicilerin kahve talebi önemli ölçüde değişmektedir.

Son yıllarda ise genç kuşak, Avrupa kültürünün de yaygınlaşmasıyla, kahveye ilgi duymaya başlamıştır. Euromonitor Global Pazarlama’nın verilerine göre çocuklarda kahve içme alışkanlığı hızla yaygınlaşmaktadır. Kahve piyasasında, Türk kahvesi, hazır kahve ve filtre kahve olarak üç ayrı şekilde tüketicilere sunulmaktadır.

Türk kahvesi, geleneksel içeceğimiz olup tüketicilerin hemen hemen tamamına yakını tarafından tüketilmektedir .

Kahve zincileri, Kahvenin tarihi

Türkiye’de yaşam tarzlarında ve alışkanlıklardaki değişim ve gelişim tüketicilerin sosyal hayatlarında da farklılıklara sebep olmuştur. Artık tüketiciler ev de zaman geçirdikleri kadar ev dışı aktivitelerde de yer almakta bununla birlikte dışarıdaki zamanlarını geçirdiği mekânlar da değişiklikler meydana gelmiştir.

Kahvenin tarihi de bu değişim rüzgârından nasibini almış ve yurt dışı markalarla birlikte Türkiye Kahve Zincirleri ve işlem görmüş kahve ile tanışmıştır. Türkiye’de pazarın büyümesinde en büyük etkenlerden birisi gençlerin kahveyi yükselen bir değer olarak görmesi ve çaya alternatif olarak tercih etmesidir.

Kahvenin tarihi

Kahvenin tarihi yapılan araştırmalarda artık tüketicilerin hazır kahvelerinden daha fazla demlenmiş, işlem görmüş kahve çeşitlerini (brewed cooffee) içmeye başladıklarını ortaya çıkarmıştır . Özellikle öğle yemeğinden sonra kahve içme kültürünün yaygınlaşması ve kahve satan farklı markalardaki mağazaların rahat bir ortam sunması ilk başta gençler olma üzere farklı yaş gruplarındaki insanları da cezp eder hale gelmiştir.

Müşteriler bu mekânlarda soğuk, sıcak işlem görmüş kahve çeşitlerinin yanı sıra farklı lezzetleri tatma şansına da sahip olmaktadırlar. Artık tüketiciler bu mekânlarda bir yandan kahvesini yudumlarken bilgisayarıyla internete girebiliyor, kitap ve dergi okuyor hale gelmiştir.

1999 yılı itibariyle yabancı yatırımcıların Türkiye’deki potansiyeli fark etmesiyle başlayan Kahve zincirleri 2010 yılı itibariyle yaklaşık 20’ye yakın farklı marka ile yılda yüzde 60 büyüyen bir sektör haline gelmiştir.

Kahve markaları,

Bu alandaki ilk adımı 1999 yılında Gloria Jean’s Coffees atmıştı. Ardından Kuveytli Shaya Grubu’na ait Starbucks Coffee, Finlandiyalı Robert’s Coffee ve ABD’li Barnie’s gibi dünyaca ünlü Kahve markaları birbiri ardına Türk pazarındaki yerlerini almışlardır. Bu arada yerli şirketler de boş durmamış, söz konusu markaların karşısına Cafe Crown ve Kahve Dünyası gibi Türk rakipler de çıkmaya başlamıştır.

Kahve markaları ait Türkiye genelinde 300’e yakın mağaza vardır. 2008 yılının Ocak ayında Türkiye genelinde 86 şubeye sahip olan Starbucks, bugün 470 ayrı noktadan kahve satarken, , 22 şubeli Kahve Dünyası artık 5 ülke de 160 dan fazla noktadan hizmet vermeye devam etmektedir.

Türkiye’de kahve kültürünün oluşmasını sağlayan bu zincirlerin yıllık müşteri sayısının 10 milyonu aştığı tahmin edilmektedir.

Yıllık Pazar hacmi ise 100-150 milyon dolar arasında değişmektedir. Sektör uzmanlarına göre, önümüzdeki 5 yıl bu hızlı büyüme devam edecek. Türkiye pazarındaki bu durum doğal olarak kahve tedarikçileri ve üreticilerin iştahını kabartmaktadır.

Evet kahve’nin temel yürüyüşünden bahsettik, devam edeceğiz.

Kahvenin tarihi ve ülkemiz de kahve, kahve ağacı

Yorum ekle

yazmak için tıklayın